Kumar bağımlılığı yalnızca bireyi değil tüm bir toplumu olumsuz etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Bu nedenle tüm ülkeler kumarın önlenmesi ya da en azından yasal çerçevede tutulması adına çeşitli önlemler almaya çalışmaktadır. Ancak kumar endüstrisi dünya genelinde muazzam bir büyüklüğe ve güce ulaşmış olduğundan kumarı tamamen engellemek şimdilik zor görünmektedir. Kumar kaynaklarını tümüyle yok edemesek de talebi minimuma indirmenin bireysel ve toplumsal düzeyde birçok yolu elbette vardır.
Öncelikle, kumar oyunlarının oynayan kişilerin kaybetmeleri ile sonuçlanacak biçimde tasarlandığı bilinmeli ve özellikle gençlerin bu konuda farkındalık kazanmaları için çeşitli bilinçlendirme çalışmaları yürütülmelidir. Manipülatif sosyal medya reklamları aracılığıyla kumara yönlendirilmelerine engel olmak için gençlerde yeni medya okuryazarlığı becerilerinin desteklenmesi de etkili bir adım olacaktır.
Çocuk ve Gençlerin sanal ortamda geçirdikleri süre ve çevrimiçi etkinlikler düzenli olarak takip edilmelidir. Ebeveynler, uzun saatler boyunca odalarından çıkmayan çocuklarının güvende oldukları yanılgısına kapılmamalıdırlar. Sanal ortamda var olan riskler en az sokaktakiler kadar fazla ve ciddidir. Uygulamaların sağladığı ebeveyn denetimleri aktif edilmeli ve güvenli internet paketleri tercih edilmelidir.
Aileler doğru teknoloji kullanımı hakkında güvenilir kaynaklardan bilgi edinmeli ve çocuklarıyla doğru teknoloji kullanımı konusunda düzenli olarak sohbet etmelidirler. Tabii ki en etkili öğrenme yolunun rol model alarak öğrenme olduğunu akılda tutarak ilk önce kendi internet kullanımlarını dikkatlice gözden geçirmelidirler.
Sağlıklı bir aile içi iletişim, her türlü soruna karşı olduğu gibi kumar bağımlılığına karşı da oldukça koruyucu bir faktör olarak rol oynamaktadır. Ebeveynler çocuklarıyla yeterli ve kaliteli zaman geçirmenin yollarını öğrenmeli, gerekirse buna dair eğitimler almalıdırlar. Eleştirmek, korkutmak, tehdit etmek, sınırsız özgürlük tanımak, ihtiyacından daha az veya ihtiyacının üzerinde harçlık vermek, hiçbir sorumluluk üstlenmesine izin vermemek, her hatasını hoş görmek, her isteğini yerine getirmek, çocuğu sürekli susturmak, onu yeterince dinlememek, hayatına ilişkin kararlarda ona hiçbir zaman seçim yapma hakkı tanımamak gibi yaklaşımlar çocukların kumar gibi riskli davranışlara yönelmelerine zemin hazırladığından bu tür ebeveyn tutumlarından kesinlikle kaçınılmalıdır.
Çocukların boş zamanlarını gelişigüzel kullanmaları tüm bağımlılıklar için önemli bir risk teşkil etmektedir. Bu sebeple, ebeveynler çocuklarının sağlıklı ilgi alanlarını ve yeteneklerini keşfederek onları kendilerini gerçekleştirebilecekleri faaliyetlere teşvik etmelidirler. Böylece çocuklar kazanma ve başarı ihtiyaçlarını sağlıksız yollardan karşılamak yerine kendilerini geliştirebilecekleri ve çevrelerine de fayda üretebilecekleri etkinlikler yoluyla bu ihtiyaçlarını tatmin etmeyi öğreneceklerdir.
Aileler çocuklarında meydana gelen ani duygusal ve davranışsal değişimlere karşı dikkatli olmalıdırlar. Özellikle artan gizlilik girişimleri, birdenbire ortaya çıkan yüksek harcamalar, arkadaş çevresinin farklılaşması, bozulan uyku düzeni, akademik başarıda düşüş, sık yalan söyleme davranışı, içe kapanma ve sosyal izolasyon gibi durumlar tüm bağımlılıklar için temel birer belirtidir. Öte yandan, bu durumlar temel bağımlılık belirtileri olsalar da başka birçok soruna da işaret ediyor olabilir. Çocuğun dikkatlice takip edilmesi ve gerektiğinde profesyonel destek alınması önerilir.
Para kazanma arzusu kumar oynama davranışının başta gelen nedenleri arasında bulunur. Bu nedenle çocuklarda para ve para kazanma hakkında sağlıklı bir algı oluşturulması önemlidir. Yasal ve helal yoldan sağlanan kazancın değeri sık sık vurgulanmalıdır. Bu sadece tavsiye vererek değil sonucundan bağımsız olarak çocuğun herhangi bir konuda verdiği emek takdir edilerek de yapılmalıdır. Hatta emek başarıdan daha fazla onaylanmalıdır. Sınav, not, somut başarı ve başka birçok niceliksel ölçütün hayatımızın her alanını belirlediği günümüzde çocuklara salt hedefe odaklanmaktan ziyade sürecin ve süreç boyunca verilen emeğin kıymetini anlatmak özellikle gereklidir. Böylelikle çocuk yolun sonunu görmek uğruna yolda karşılaştığı her dönemece girmenin mübah olmadığını içselleştirecektir. Bir çocuğa değerleri doğrultusunda davranmayı öğretmek onu pek çok riskten korumak adına çok büyük bir adımdır.
Bireyleri kumara yönelten en önemli nedenin para kazanma motivasyonu olduğu düşünülse de bireyler kişisel çaba ve imkânlarıyla üstesinden gelemedikleri kimi durumlarda kumarı sorunlarından uzaklaşmak için bir başa çıkma aracı olarak da kullanabilmektedirler. Bu durum göz önünde tutularak başta çocuklar ve gençler olmak üzere tüm toplum kesimleri stresle başa çıkma becerileri yönünden desteklenmelidir. Ayrıca, depresyon ve anksiyete gibi ruhsal sorunlar kumar bağımlılığı için risk oluşturmaktadır. Bu yüzden ruhsal sorunları bulunan bireylerin kumar bağımlılığı açısından taranması bu bireylerde kumar bağımlılığı gelişme olasılığını erken dönemde önlemeye yardımcı olabilir.
Kumar sorunuyla mücadele eden bireylerin karşı karşıya kaldıkları başlıca zorlukların başında damgalanma ve dışlanma gelmektedir. Bu da toplumun kumar oynayan kişilerle ilgili hatalı düşüncelerinden kaynaklanmaktadır. Damgalanma ve ötekileştirme kumar problemiyle baş etmeye çalışan bireylerin iyileşmek için gereksinim duydukları sosyal destekten mahrum kalmalarına yol açmaktadır. Toplum kumar bağımlılığı hakkında bilinçlendirilmeli ve kumar bağımlılığına ilişkin yanlış inanışlar düzeltilmelidir. Böylelikle toplumun kumar sorunu yaşayan bireylere yönelik olumsuz tutumlarının önüne geçilebilir. Sonuçta da bağımlı bireylerin destek isteme, tedaviye başvurma ve tedavi sürecinden elde edecekleri verim arttırılabilir.
Eğitim kurumlarında dijital bağımlılıklar ve çevrim içi risklere ilişkin yapılandırılmış içeriklerin müfredata daha fazla dahil edilmesi gerekmektedir. Öğretmenlere bağımlılıklar, bağımlılık belirtileri, bağımlı bireylere doğru yaklaşım ve bağımlılıkların önlenmesi konularında verilen hizmet içi eğitimler arttırılmalı ve eğitimler güncel gelişmeler ışığında sürekli biçimde revize edilmelidir.
Devlet organları, yasa dışı kumar sitelerine yönelik önleme girişimlerini arttırmalı ve yasa dışı kumar suçları daha ağır yaptırımlara çarptırılmalıdır. Yasa dışı kumar faaliyetlerine ev sahipliği yapan web sitelerinin daha etkin biçimde denetlenmesi adına ilgili birimlerin teknik altyapıları güçlendirilmelidir.
Şüpheli bankacılık işlemlerinin tespiti ve izlenmesini sağlayan sistemlerin eksiklikleri giderilmeli ve bu sistemler daha iyi çalışacak biçimde güncellenmelidir. Özellikle kumar bağlantılı IBAN hareketlerine yönelik erken uyarı ve otomatik bloke sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.
Sosyal medya platformlarıyla iş birliği yapılarak kumar içerikli reklamlar, kumarı özendiren paylaşımlar ve kumarı teşvik eden hesaplar sıkı biçimde denetlenmelidir. “bonus”, “kolay kazanç” ve “bedava bakiye” gibi anahtar kelimelerin yer aldığı reklamlar yayınlayan reklam verenler sistematik olarak izlenmeli ve riskli anahtar kelimeleri içeren reklamların otomatik olarak filtrelenmesi sağlanmalıdır. Türkiye’de temsilcilik bulunduran sosyal medya şirketlerinden içerik sorumluluğu ve veri paylaşımı konusunda daha geniş ve bağlayıcı yükümlülükler talep edilmelidir.
Bunlar da İlginizi Çekebilir
Kumar Bağımlılığı – Sosyal Hizmet Uzmanı Merve DEMİRDÖVEN ve Nesrin ŞAHİN KEÇECİ